25 Eylül 2016 Pazar

Me Before You / Senden Önce Ben



ay ben buna iyi ki para vermemişim ya... vallahi ağır pişman olurdum.

malumunuz en çöp şeyleri bile beğenen bir bünyem var (artık öyle olduğundan emin değilim gerçi, eskisi gibi kaldırmıyor bünye..) ama lütfen ve lütfen bana uyarlama demeyin, sıçıp batırıyorlar her seferinde bunun gibi... başrolde emila clarke'ın kaşları var, daha ne olsun.

saçma sapan bir hafta sonu geçiriyorum. zira pis gribim, sevgilime kızgınım, evde oturmaktan bezdim falan filan... dedim ki sen harry potter'a başla annem. baştan sona sekiz film, doya döne izlersin -de pek öyle olmadı. 30 yaşın yaşlılığından mıdır nedir, harry potter'ın ilk filmi pek cazip gelmiyor. aslında kitaplarını hala severim. hatta yapı kredi şu özel baskıyı yapınca gidip alıp arşivime koymakla kalmadım, oturup tekrar okudum. neyse harry potter'a ara verme ihtiyacı hissedip döndüm "me before you"yu izledim. kitabı okumuş muydunuz bilmiyorum ama şahsen sonunda hönkürerek ağladım, gerçek bu. ama filmi izleyince... bu mudur lan? yoksa türkçe dublajlı mı diye oldu bütün bunlar? az ingiliz aksanı duyaydım daha çok mu etkilenirdim? bence etkilenmezdim.

kitap, haliyle film, bilindik yeşilçam klişesi üzerinden yürüyor aslında. normal hayatta yan yana gelmeyecek iki insanı kader bir araya getirir. (filmi izlemediyseniz veya kitabı okumadıysanız ve de sonunu öğrenmek istemiyorsanız bundan sonra okumayın. okursanız da gelip bana hönkürmeyin.) klişe olmayan tarafı sonu... kitabı okurken, neredeyse son sayfaya kadar hep aklımda aynı şey vardı: lou bir şekilde will'i hayatta kalmaya ikna edecek... gerçekten son sayfaya kadar korudum ben o hissi, bir şekilde will yaşayacak diye. daha da acıklısı, kitapta will'in öldüğünü öğrendiğimiz sahne bir haber metni, resmen acı gerçekçilik haliyle bitirilmiş, altın vuruş yapıyor. sen de sinirlerin bozulmuş bir vaziyette hönkür hönkür ağlıyorsun.

filme gelirsek, kitabın derdini anlatamamış arkadaş. kitapta lou, resmen kendi hayatını yaşayamıyor. hele hele kardeşi...kardeşi bildiğin sevimli anlatılmış filmde ama kitapta bencil kaltağın teki... evde herkes lou'nun gözünün içine bakıyor; sürekli yardım etsin, para kazansın, birilerini pohpohlasın... ve bütün bunları yapmasına rağmen zerre saygı görmüyor. sevgilisi desen ayrı it, lou'ya doğru düzgün değer vermiyor. herkesin sorduğu şey aynı olmuş: yedi yıllık sevgilisini nasıl cart diye terk etti? iyi de yedi yıllık sevgilisi kıza bok gibi davranıyordu ve kendi odağında yaşıyordu hayatı. herkes dünya, lou ay kıvamındaydı yani. o yüzden lou'nun hayatında belirgin bir değişim oldu kitap boyunca. ama değişimi vurgulasa da filmde bu değişimi göremiyoruz. ne değişti lou'ya dair? tek belirgin şey sevgilisinden ayrılmasıydı, o kadar. onun dışında herhangi bir değişim göremedik. bariz bir şekilde evdekilere karşı geliyor, kimliğini ortaya koyuyor ve lou olarak bir şeyler yapmaya başlıyordu. filmde bunu pek göremiyoruz. ayrıca ötenazi kısmı geçiştirilmiş resmen. ulan filmin olayı bu, adam kendini yasal bir şekilde öldürmek istiyor. resmen isviçre dağlarında yürüyüşe çıkmış gibi olmuş.

ayrıca emilia clark neydi öyle? yani tamam, kötü bir seçim değil, yani o tuhaf kıyafetler herkeste o kadar şirin durmaz. ama mimiklerini o kadar abartılı kullanmış ki... yutkunma sahnesi var mesela, o gulp hali animelerde iyi duruyor, normal bir hikayeyi anlatan bir filmde değil. ayrıca kaşlarını o kadar çok kullanmış ki hatırladığım tek şey sanırım kaşları... başrol oyuncusu yakışıklı ama tatmin edici derecede iyi bir oyuncu değil. evet, allah'ı var çok hoş adam... ama sadece bunun için seçilmiş gibi... gerçi işin tuhafı filmde hoş adam, normal fotoğraflarına bakıyorsunuz, o kadar da enteresan bir tarafı yok gibi...

kitapta patrick'in ciddi bir rolü vardı. daha doğrusu kilit bir rolü vardı. yani bir şekilde dediği her şeyi kabul ettiriyordu lou'ya ve inanılmaz bencildi. ama burada gayet silik, üç-beş sahnede itici bir tip olarak görülüyor. ve evet, benmerkezci ama zararsız biri... tabii benim dikkatimi oyuncunun dağıtmış olması da muhtemel... zira hemen öncesinde izlediğim filmde neville longbottom olarak küçümen halini gördüğüm herifin, lou'nun sevgilisi olarak karşıma çıkmasını beklemiyordum. biz bunun çocukluğunu biliriz ayol!

en nihayetinde izleyecekseniz izleyin ama fazla bir beklentiniz olmasın yani...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder