20 Ocak 2013 Pazar

Something Borrowed / Ödünç Sevgili




Ay neyse bunu yazayım. Uğraştığım diğer yazılar bitmek bilmedi bir türlü... Üstelik yazmak istediğim başkaları da var. Ay neyse... Yazınsal sorunlarımı neden buradan paylaşıyorum ki ben yaa...

Kendim hakkında bildiğim nadir şeylerden biri olsa gerek, romantik komedi seviyorum arkadaş... O kadar ki arşivlemek istediklerimi dvd olarak satın alıyorum (daha geçen gün yanımda çok fazla para yok diye alamadığım bir filmin dvdsini d&r'da başka bir dvdnin altına sakladım, bir de fesadım da. inşallah gitmez.) Allah sizi inandırsın en leşlerini bile seyrediyorum ve seviyorum ama benim için bile bu kadar bayığı az bulunur. Üstelik filmi ikinciye seyrettiğimi filmin sonunda fark ettim. O da niye? Bu Kate Hudson niye böyle perperişan gözüküyor ayol dediydim, seyrettiğimi anladıktan sonra yine dedim. Seyrettiğimi hatırlamayacak kadar hafızadan sildiğim bir film, siz düşünün. Ee peki niye yazıyorum? Feyz alın da seyredecekseniz bir daha düşünün diye...

Romantik komedi, hatta daha da basitçe ifade edersek kadın pornosu dediğimiz hadisenin kendi içinde bir formülü var. Bir şekilde formüle en yakın haliyle yaparsan, filmde de role giden oyuncular mevcutsa (çok yetenekli olmaları gerekmez) en leşi bile tutar (bkz. romantik komedi 1, hatta 2'de tutacak muhtemelen). Erkeklerin porno sevmesinden çok farklı değil. Hedeflenen tek bir amaç var: Kadınların gerçek hayatta bir türlü yapamadığı duygusal tatmini sağlamak. Ellerini göğsünün üzerine birleştirmek yahut ellerinden birini çenesinin altına dayamak suretiyle iç çeken yahut "ayyyyy" nidası koyveren kadın sayısı ne kadar fazlaysa o kadar başarılısındır. Bu yazı tam olarak bir "Ödünç Sevgili" yazısı sayılmaz, film üzerinden "nasıl romantik komedi olmaz" yazısı... Gerçi konuyu özet geçeyim: Rachel (esas kız) ve Darcy çok yakın arkadaştırlar ve Darcy, Dex'le nişanlıdır. Bu arada Dex ve Rachel üniversiteden arkadaştır ve Rachel üniversiteden beri Dex'e aşıktır ama kendisinden daha fıkır fıkır bir kız olan Dracy'e kaptırır. Evlenmelerine iki ay kala Rachel ve Dex yatarlar. Bu arada arada başka karakterler de vardır ve işler iyice karışır. Merak etmeyin fazla yazmayacağım(ben kendime bile inanmıyorum ya neyse), üstten dokunup, liste yayıp geçiyorum. Filmi leş yapan sebepler:

1. Konunun geneli: Arkadaş, şimdi romantik komedilerde şapşal ve şansı bir türlü dönmeyen kız olur, ama bu kadar salağı olmaz. Hayır, kendine güvensiz kız portresi çizse neyse... Romantik komedide mantık aramıyorum, çoğu zaman da olmuyor zaten. Hatta Sema'nın tanımlamasını söyleyeyim tam olarak: Fantastik kurgu. Ama amaç tatminse kendini ona bir şekilde yaklaştırabilmen gerekiyor. O da şöyle zuhur ediyor: Normalse nispeten gerçekçi bir şeyler yapması gerekiyor. Yani size daha yakın olandan bahsediyorum. Buna Bridget Jones da dahil. Bir yandan salaktı ama çok gerçekti. Über fantastik başarılı da olabilir ki bulmazsınız muhtemelen, bulsanız da muhtemelen bir kusuru vardır ve kusur büyüteç altına alınıyordur. Bu da en mükemmelin yine mükemmel olmadığını, dolayısıyla mükemmel kişilerin de sizin gibi normal kategorisinde değerlendirebileceği mesajını verir. Ama kendinizden salak birini görünce o filme tahammülünüz azalıyor. Daha doğrusu insan kendini özdeşleştirip aşağılamak istemiyor. Aşağılık kompleksiniz olsa bile aşağılık kompleksiyle narsizim arasındaki ince çizginin öbür tarafına geçip "ben bile bu kadar salak değilim" demeye başlıyorsunuz. O zaman da konuyu sorgulamaya başlıyorsunuz. Mesela bu filmde avukat olan bir karakterden kendini o kadar ezdirmesini beklemiyorsunuz. Üstelik herkes bu eziğe aşık, komik olmayın. En yakın arkadaşın aşık olmasının romantik komedi örgüsünde yeri vardır. Ama filmin taş karakterinin aşık olması mümkün değil. Teknik olarak onun "geçici" olması gerekiyor. Aslında tam olarak bu tip hikaye örgüsünde formül şu:


Yani aslında taş karakter, temelde olaydan habersiz bir salaktır. Filmin sonunda belki gerçeği öğrenir, o da esas kız muradına erdiğinde olur. En mesela "27 Dresses" bu konuyu başarılı kotarır. Bir kere bu filmde olay çok karışık, esas kızla en yakın kız arkadaşı taş karaktere aşık. Bu arada en yakın kız arkadaş taş karakterle nişanlı. En yakın erkek arkadaş da esas kıza aşık. Bu arada ortada salınan salak bir tip var, bir ara o da esas kıza yazıyor. Esas kız eziğin teki ama! Bu romantik komedi değil, pembe dizi formatı. Olmaz olmaz bu iş olamaz.

2. Esas kızın en yakın erkek arkadaşının konumu: Hollywood'un en temel kuralıdır; planda bir kapı varsa o kapıdan ya biri girer ya da bir aksiyon olur. Aynı şey. Eğer esas kızın çok yakın bir erkek arkadaşı varsa ona aşık olunur. Hatta şöyle ki bütün seyirci esas kızla beraber aşık olur. Çünkü bu formülün tatminsel bir tarafı var, gerçek hayatta pek yaşanmayan bir şeyden bahsediyoruz. Yakın erkek arkadaş olsa da, hatta taraflardan biri aşık olsa da diğer taraf kolay kolay aşık olmaz annem. Hayatın gerçeği. En yakın arkadaşınla mes'ud olmak eski bir anne klişesi ve doğru değil. Ben oldum diye bik bik söylenmeyin, nadirdir. O yüzden bu garantili bir formüldür aslında. Bu açıdan gerçekçi "Something Borrowed", lakin romantik komedi lan bu! Gerçekçi olmasını niye bekliyoruz ki? Üstelik John Krasinski tamamıyla aşık olunacak bir erkek, filmi götüren kesinlikle o, yavrum kıza da aşıktı üstelik. 

3. Taş erkek: Taş erkek bu kadar embesil yaratılmaz. Taş erkek dediğin kendi kararlarını alamayan bir süs bebeği değildir, en azından gözümüze sokulan özelliği bu değildir. Bildiğin mükemmel erkektir. Ayrıca romantik komedide oyuncuların über yetenekli olmasını beklemiyorum ama Colin Egglesfield, bu kadar yeteneksiz ve itici olabilir. Katalog çekimine gelmiş ve orada kalmış gibi duruyor.
4. Filmin sonu: Yukarıda formülü açıklamış bulundum, ama üstünden geçmeli bence. Eğer en yakın erkek arkadaş varsa ona, yoksa sonradan gelen erkeğe aşık olunmalı (gören de 150 tane romantik komedi çektim sanacak:) türün iyi bir seyircisiyim). Saplantılı ilişkiyi onaylayıp devam etmek, en yakın arkadaşın nişanlısıyla yatıp sonra arkadaşı katiyen sallamamak hiç romantik komedi finali değil. Hayır, dram yapacaksanız na göre yaparsınız. 

5. Oyuncu seçimi: Bu türe gidebilecek oyuncu sayısı ve ismi belli... Ginnifer Goodwin malum, tam kalemi; ama Kate Hudson kadar katiyen parlak değil. Kate Hudson'ın yardımcı kadın oyuncu olduğu bir filmde daha daha gösterişli bir başrol oynatmak zorundasınız. Ginnifer Goodwin'in daha önce Jennifer Connely ile birlikte oynadığını biliyorum ama bu bambaşka bir tür... Oscar'lı adamla da oynasanız da fark etmez. Colin Firth'in Hugh Grant için demesi gibi "bu tip komedilerin ustası" olmak var. Bu yüzden Ginnifer Goodwin, Kate Hudson'ın yanında sırıtıyot. Zira anladım ki Ginnifer Goodwin her yerde aynı mimiklerle oynuyor. Colin Egglesfield ve Jonh Kraninski belli zaten, biri yeteneksizin önde gideni, diğeri film kurtaran

Özetle bu bir romantik komedi değil. Bu arada çok karışık anlattıysam haber edin düzelteceğim. Ben filmi bildiğimden yardırarak anlattım zira. Bu arada ben size bana inanmayın dedim, aha gene uzun oldu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder